08 Nisan 2020 Çarşamba

RUSYA’NIN KIRIM HAMLESİNİ DOĞRU OKUMAK

rusyanin-kirim-hamlesini-dogru-okumak

RUSYA’NIN KIRIM HAMLESİNİ DOĞRU OKUMAK
27 Mart 2014 Perşembe 12:39

RUSYA’NIN KIRIM HAMLESİNİ DOĞRU OKUMAK

Sevginaz HAMEVİOĞLU (*)

Uluslararası ilişkiler diplomatik misyon tarafından uluslararası genel kabul görmüş araçlar doğrultusunda diplomatik dil kullanılarak yürütülür. Devletler arası ilişkilerde

kullanılan araçlar; diplomasi (devletlerarası müzakerelerin temsilciler vasıtasıyla yürütülmesi) , yaptırım ( devletlerarası anlaşmalara uymaya zorlamak, diplomatik ilişkilerin kesilmesi ve ekonomik yaptırımlar gibi.) ve güç kullanımı (savaş)dır. Uluslararası aktörlerin ve Dış İşlerinin yaptığı açıklamaları anlamak ve anlamlandırabilmek için diplomatik dile vakıf olmak gerekir. Ukrayna 'da Bağımsızlık (Maidan) meydanında Batı marifetiyle ( ABD ve AB) başlatılan gösterilerden, Kırımdaki " De facto" fiili durumu ve bu esnada yapılan açıklamaları, diplomatik dil perspektifinde irdelediğimizde olayların iç yüzünü daha net anlayabileceğiz.

BAĞIMSIZLIK MEYDANINDAN (MAİDAN) "KIRIM ÖZERK CUMHURİYETİNE"



Ukrayna/Kiev/ Bağımsızlık meydanında başlatılan ve yaklaşık 3 ay süren kanlı eylemler, Moskova yanlısı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'in, Kasım ayında Avrupa Birliği (AB) ile ortaklık anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmesi ile başladı. Yüzyıllarca Lehistan, Osmanlı ve Rusya'nın idaresinde yaşamış Ukrayna, bağımsızlığını kazandığı günden bu güne yaklaşık 25 yıldır (Batının demokratik değerleri ile Rusya'nın Otokratik yöntemi arasındaki) tercihini yapamamıştır. Ukrayna'nın Kırım başta olmak üzere doğu ve güney kesimlerinde yaşayan Ruslar Rusya Federasyonuna bağlanmayı isterken, ülkenin batı kesimi Ukrainler ve Kırım Tatar Türkleri AB yanlısı tercih ortaya koymuşlardır. Toplum ikiye bölünmüştür.

Ukrayna'yı bağımsız bir devlet olarak görmeyen ve daima arka bahçesi olarak nitelendiren Rusya, Kiev'in AB tercihine, Aleksandır Dugin'in sistemleştirdiği "Avrasya (AVRUSYA) Birliği" bağlamında stratejik olarak yaklaşmıştır. Moskova'nın, uzun zamandır en ince ayrıntısına kadar hesapladığı Kırım Özerk Cumhuriyetini işgali, "Kırım Cumhuriyeti" nin ilanı ve Rusya'ya ilhakını Atlantik ittifakı NATO şimdilik sadece izlemektedir.

Köklü devlet olma geleneğinden ve birikiminden yoksun Ukrayna, batının kötü senaryosunun kurbanı olmuş, diyetini de Kırım'ı kaybederek ödemektedir. ABD, AB ve Ukrayna; Putin'in defaatle uyarmasına rağmen arka bahçesine kadar dayanmış NATO ittifakını kabullenemeyeceğini idrak edemediler. Rusya'nın Gürcistan'da batıya rağmen attığı adımlara bakıp, böylesi bir fiili durum karşısında Kırım'ı Ukrayna'dan ayıracağını öngöremediler. Kafkaslar Rusya'nın "Avrusya Birliği" projesinin önemli kilometre taşlarındandır.

Batılı ülkeler ve aynı eksende hareket eden Türkiye, referandumu ve sonuçlarının meşruiyetini sorgularken, Putin "Kırım Cumhuriyeti" ni ilan ederek Rusya Federasyonuna bağlamıştır.

Devletler hukukunda fiili durum anlamına gelen "de facto", uluslararası kanunlara uygun olmadığı halde uygulanan bir yöntemdir. Devletlerin birbirlerini tanıma şekillerinden olan "fiili tanıma" anlamına gelir. Ancak "de facto tanıma" geçici bir tanımadır. Birleşmiş Milletler, NATO ve Uluslararası kuruluşların uygulayacakları diplomatik araçların yaratacağı etkiye göre ortadan kalkabilir yada kalıcı bir tanımaya dönüşebilir.

"Kırım Cumhuriyeti"nin ortadan kalkması veya kalıcılığı batının kullanacağı araçların etkinliği kadar Rusya'nın tavrına bağlı olacaktır. Rusya'nın zaman içerisinde ne derece kararlı olacağını veya diplomasi çerçevesinde üretilecek üçüncü bir yola rıza gösterip göstermeyeceğini zaman gösterecektir.

Kırım Milli Meclis eski Başkanı ve Ukrayna Parlementosu milletvekili Mustafa A. Kırımoğlu'nun Ankara ziyareti sonrası yapılan basın açıklamasında Dış İşleri Bakanı Davutoğlu " ...dünkü referandum Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ihlal etmesi, uluslararası hukukla bağlantılı olmaması itibariyle kabul edilemez niteliktedir... gayrı meşrudur." sözleriyle Türkiye'nin bakış acısını ortaya koymuştur.

Davutoğlu gazetecilerin ısrarla yönelttiği "Türkiye bu referandum sonucunu tanıyacak mı?" sorusuna, " Zaten bütün bu basın toplantısında söylediklerimi arka arkaya sıraladığınızda ve dinlediğinizde herhalde referandumun tanınmadığını çıkarmış olmanız gerekir, bunu açıkça da söyledim. Bu referandumun herhangi bir meşruiyeti yoktur" demiştir. Bilindiği üzere "meşruiyet" yapılan iş ve eylemlerin hukuka uygun olmama halidir . Uluslararası hukuk açısından" tanıma"yla aynı anlama gelmez. Bilahare Dış İşleri Bakanlığının sayfasına konan bildiride referandumun tanınmadığı ilan edilmiştir. Krizin başladığı andan itibaren açık, kesin ve somut ifadelerle tavır göstermeyen Ankara'nın (Başbakan ve Dış İşleri Bakanı) tavrı Kırım kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve tüm kamuoyunca endişeyle izlenerek, eleştirilmektedir.

DEVLET OLMANIN KURUCU UNSURLARI

Devlet olmanın 3 kurucu unsuru ülke, millet ve eğemenliktir. Eğemenlik hükümet tarafından kolluk kuvvetleri ( polis ve asker) eliyle sağlanır. Putin'in "Kırım Cumhuriyetini" ilanından bu güne gerçekleştirdiği (hukuki ve yönetsel) düzenlemelere bakıldığında devlet olmanın 3 kurucu unsurunu adım adım inşa ettiğini görmekteyiz.

Rusya Parlamentosu'nun hazırladığı ve Putin'in imzaladığı "Kırım ve Sivastopol'ün Rusya'ya bağlanması ve federal bölgeler oluşturulmasını" düzenleyen kanunda; Kırım ve Sivastopol'ün Ukrayna ile olan sınırları, devlet sınırı olarak kabul edildi. Ve bu yolla devlet olmanın kurucu unsurlarından 'ülke'nin sınırları belirlendi. Aynı kanunun "...bu bölgede sürekli yaşayanlar Rusya vatandaşı olarak kabul edildi" sözleriyle Kırım yarımadasında yaşayan tüm halkları Rusya vatandaşı ilan etti. Böylece bir diğer kurucu unsur milletin adı kondu ve dili " Rusça, Ukraynaca ve Kırım Tatarcası" olarak belirlendi.

Putin Kırım Cumhuriyeti Anayasasının hazırlanması için çalışmaları hemen başlatmıştır. Çünkü Anayasa; "bireylerin birlikte yaşama arzusunun sözleşmeyle ortaya konmasıdır." Devletin yönetim biçimini tanımlar, eğemenlik haklarının sınırlarını çizer.

Eğemenliğin hükümet tarafından kullanımında asker ve polis gibi kolluk güçlerinden yararlanılır. Ukrayna üslerindeki asker aileleri üs dışına çıkarılmış ve üsler işgal edilerek komuta teslim alınmıştır. İşgal esnasından getirilen milis güçlerinden kolluk gücü olarak yararlandığı gözlenmektedir. 24 Mart tarihinden itibaren Rusya rublesi de resmi olarak dolaşıma girmiştir.

Görüleceği üzere Devlet olmanın tüm unsurları tamamlanmıştır. Uzun zamandır milimetrik düzenlemelerle hazırlanan senaryo başarı ile sahneye konmuştur.

KIRIM'IN İŞGALİ KARŞISINDA BATININ VE TÜRKİYE'NİN TAKINDIĞI İLKESEL TAVIRLAR

Türkiye baştan beri Batıyla aynı “ilkesel” tavırları benimsediğini ifade etmiştir. "Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini " savunmuştur.Batı gibi tek taraflı bağımsızlık ve ilhak kararını gayrı meşru görerek tanımayacağını açıklamıştır. Oldu bittiler karşısında Obama başta olmak üzere batılı liderler ve kuruluşlar ağır yaptırım kararı uygulayacaklarını açıklamışlardır.

Yapılan uyarıları ciddiye almayan Putin kararlılıkla "Kırım Cumhuriyeti"ni ilan ederek Rusya Federasyonuna bağlamış ve " tanınma"sını sağlama gayreti içindedir. Şimdiye kadar 5 ülke tanıdığını açıklamıştır. Kiev “bu statü değişikliğini tanımıyoruz” demenin ötesinde dişe dokunur bir açıklama yapmamıştır. Kırımdan askerlerini de çekmiştir. Peki yapabileceği bir şeyler varmı? Açıkcası zor görünüyor. Rusya’yı diplomatik yollardan vazgeçirmek mümkün değil. Batının ekonomik yaptırımları Moskova’yı kararından caydırıcak mı, sanmıyorum. Putin enerji kartını ustaca kullanarak yaptırımların üstesinden gelmenin planlarını yapıyor. Rusya ile Batı yeni bir Soğuk Savaşı ne kadar ister ve hazırlıklılar bunuda zaman gösterecek.

Davutoğlu'nun yaptığı isteksiz, içeriksiz ve net olmayan açıklamalardan endişeli olduğunu anlamak mümkün. Batılı müttefiklerin Rusya’ya karşı yaptırımlar uygularken Türkiye’nin katılımını isteme ihtimali nedeniyle net olmayan, isteksiz bir pasif politika izlediği akla gelmektedir. Gürcistan krizi sırasında batının istediği ekonomik yaptırımlar, Boğazlardan savaş gemilerinin geçişi gibi kararları uygulamakta zorlanacağı görünmektedir.

ULUSLARARASI ARENANIN ÇİFTE STANDARTLARI

Putin , Kırım’ın Ukrayna’dan kopup Moskova’ya bağlanmasını halkların “kendi kaderlerini belirleme” (self-determinasyon) hakkına dayandırmaktadır. Türkiye ve batılı ülkelerse bu tek taraflı bağımsızlık ve ilhak kararının, Ukrayna’nın “toprak bütünlüğü ve siyasi birlik” ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmektedir. Her iki ilkede
Birleşmiş Milletler Anayasası’nda yer almaktadır. Ancak devletlerin işlerine geldiği şekilde davrandıkları bazen “self-determinasyon” bazende “toprak bütünlüğü” esasına dayanarak kararlar aldığı görülmektedir.

Rusya Kırım’da “self determinasyon” ilkesine dayanarak bağımsızlık ve ilhak kararını alırken, Türkiye ve batı “toprak bütünlüğü ve siyasi birlik” ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararı gayri meşru saymıştır. Kosova meselesinde ise tam tersi olmuş Türkiye ve birçok Batılı ülke Kosova’nın tek yanlı bağımsızlık ilanını hemen tanırken, Rusya buna şiddetle karşı çıkmıştır.

 

ÇAR PUTİN'İN AVRASYA EKSENİNDEKİ YAYILMA ARZUSU

Putin küresel bir güç olarak yeniden dünya sahnesine çıkmıştır. Gürcistan sonrası artan özgüveni ile Kırım'da Atlantik ittifakına tekrar meydan okumuştur. Dünya'ya Yeni Rus Çarlığını inşa yolunda tavizsiz ilerleyecek güçlü bir Rusya olduğunu gösterme kararlığındadır. Rus ordusunun Doğu Ukrayna’nın sınırında yığınak yapması, sınıra yakın Ukrayna topraklarında ve Donetsk kentinde yaşayan Rusların Kiev’den ayrılmak istediklerini dile getirerek halk oylaması istemesi , Putin'in öncelikle Doğu Ukrayna bölgesini ele geçirmeyi planladığının işaretlerini vermektedir. Yapmış olduğu açıklamalarda da "Kırım’ın gerek tarih, gerekse nüfus yapısı ve kültürü açısından Rusya’nın bir parçası olduğunu, Ukrayna'nın Doğu ve Güney bölgelerinde yaşayan Ruslarla olan bağlar nedeniyle Moskova’nın bunların güvenliğini ve huzurunu korumaktan çekinmeyeceğini" söylemiştir.

Rusların yoğun olarak yaşadığı başka devletleri (Moldovya’dan Letonya’ya, Kırgızistan'dan Kazakistan'a kadar) belirgin bir endişe ve korkunun aldığı gözlenmektedir. Görülen o ki kendisini bölgesel güç olmanın ötesinde küresel bir güç olarak gören Rusya; "yakın çevre"olarak gördüğü komşularıyla arzu ettiği "AVRUSYACI " birleşme projelerini bir bir uygulama kararlılığındadır. ABD, AB ve dışındaki ülkeler umulur ki reel durumun vahametini kavrar ve güç sarhoşluğunun rehavetine kapılmadan üzerlerine düşeni ivedilikle yerine getirirler. Umulur ki Suriye'ye karşı Kırım, ucuz enerji temini ve ekonomik birliktelikler pazarlık konusu yapılmaz.

KIRIM TATAR TÜRKLERİNİN GELECEĞİ

Türkiye soydaşlarının yanında yer almak zorundadır. Ankara Kırım Tatar Türkler'inin haklarını savunacağını her fırsatta altını çizerek dile getirmektedir. Kırım Tatar Türkleri'nin geleceği Kırım'ın geleceğine bağlıdır. Türkiye'nin bu konuda aldığı "ilkesel tutum" yerinde bir karar olabilir fakat pratikte ne gibi sonuçlar doğuracağı kestirilememektedir. Moskova'nın Kırım'ı Rusya Federasyonu'na kattıktan sonra yaptırımlardan ürkerek geri adım atma ihtimali de maalesef zayıf görünüyor.

Yakın geçmişte yaşadığı acı dolu soykırım ve sürgünün izlerini silememiş Kırım Tatar Türkleri, huzursuz ve endişeli bir bekleyiş içindedir. Ukrayna'ya bağlı Ukrayna vatandaşı olarak yaşamak arzularını cesaretle her zeminde dile getirmektedirler. 

Türkiye'nin sorunu batıya havale ederek sorunun çözümünü bekleme hakkı ve lüksü bulunmamaktadır. Etkin bir rol üstlenme sorumluluğunun idrakiyle, kendini isteyerek oyun dışı bıraktığı masada yerini alma zorunluluğu bulunmaktadır.

 

Kırım'da yaşayan halkların nüfuslarıyla orantılı, eşit şartlarda eşit paylaşım ilkesi gözetilerek temsili üçüncü bir yol olarak ileri sürülmesi tüm Ukrayna vatandaşlarının lehine olacaktır. Türkiye Kırım Tatar Türkleri'nin tarihi vatanlarında, eşit vatandaşlar olarak güven ve huzur içinde yaşamasının temin yolunda etkin bir siyaset uygulamalıdır.

Haberin etiketleri:

putın


Haber okunma sayısı: 3423

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


RUSÇA HABER

Крымчанка с сыном попались на взятке ФСБшнику

Крымчанка с сыном попались на взятке ФСБшнику

AAA

AAA

Духовная пища Рамазана (ФОТО)

Духовная пища Рамазана (ФОТО)

Лидеру крымскотатарского народа Мустафе Джемилеву запретили въезжать в Крым до 2019 года

Лидеру крымскотатарского народа Мустафе Джемилеву запретили

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

ANKARA - HAVA DURUMU

ANKARA